Hükûmet, işsizliği azaltmak için kadınlar, gençler ve dezavantajlı bireyler başta olmak üzere çok sayıda adım attı. Meslek edindirme kursları, iş başı eğitimleri, teknoloji girişimlerine hibe, genç çiftçilere hibe, çalışan kadınlara kreş desteği, ilk akla gelen çalışmalar arasında. Yapılan yeni çalışma ise engelli bireylerin kendi işini kurması amacıyla başlatıldı. Bunun için geçtiğimiz günlerde engelli vatandaşları yakından ilgilendiren çalışmalar için konunun taraflarının bir araya geldiği komisyon toplantısı yapıldı. Toplantıda, engelli istihdam etmeyen iş yerlerinin ödediği cezaların nasıl değerlendirileceğine dair görüşler konuşuldu. Toplantıya katılanlardan biri olan Türkiye Sakatlar Federasyonu Başkanı Yusuf Çelebi, kesilen cezaların engellilerin istihdamını kolaylaştırmak için kullanılacağını söyledi. Çelebi “Engelli vatandaşlarımız artık bekçi kulübesi ya da santrale oturtulmayacak. Hangi alanda eğitim aldıysa o alanda çalışması sağlanacak” dedi.

YÜZDE 40 VE ÜZERİ ENGEL

İşverenlerden her engelli için aylık 2 bin 627 lira olarak kesilen cezalardan elde edilecek gelir, engellilerin hayatını kolaylaştırmak ve onları istihdama hazırlamak için çalışma yapan kuruluşlara aktarılacak. Ayrıca yüzde 40 ve üzeri engeli bulunan vatandaşlar da kendi işini kurmak isterse, İŞKUR il müdürlüğüne sunacağı projenin onaylanması şartıyla, söz konusu kaynaktan yararlanabilecek.

ENGELLİYİ TANIMIYOR CEZAYA RAZI OLUYOR

Kanun gereği işverenler engelli işçileri meslek ve beden durumuna göre işe almakla yükümlü. Şartlara uygun başvuru yapan engellileri işe almaması ve engelli kontenjan açığı için talep vermeyerek yükümlülüğünü yerine getirmezse, çalıştırmadığı her engelli için ayda 2 bin 627 lira ceza ödüyor. İşverenlerin engelli çalıştırmamasının sebebi ise bilgi eksikliğine dayanıyor. Yusuf Çelebi “İşverenler engelliyi tanımadığı gibi devletin verdiği engelli teşvikinden haberdar değil: Engelliyi işe alacağı zaman ‘acaba yapabilir mi’ korkusu var. Bu yüzden tercihini ceza ödemekten yana kullanılıyor. Türkiye’de hem iş analizleri yetersiz, hem de işverenin engelliye bakış açısı yanlış. Bu değişmeli. Siz bir çivi fabrikasında normal vatandaşı en fazla 3-5 saat çalıştırabilirsiniz ama duyma engelli bir çalışan, bedenen yorulmadığı sürece daha fazla çalışabilir. Normal vatandaş 5 kilo üretirse, duyma engelli çalışan 15 kilo üretir. İş analizleri sonucu engelli vatandaşlarımız, uygun işlerde çalışırsa işverenlerin yararına olur” dedi.

DEVLETİN KORUDUĞU 47 BİN GENÇ KAMU VE ÖZELDE İŞ BULDU

Çeşitli nedenlerle ailesi tarafından bakımı yapılmadığı için devlet korumasına alınan binlerce gence kamu ve özel sektörde iş imkânı sağlandı. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk “Bugüne kadar bakanlığın koruma ve bakımı altında sunduğu sosyal hizmet modellerinden faydalanan 45 bin 764 gencimiz, kamu kurum ve kuruluşlarında işe yerleştirildi. 1151 gencimiz de özel sektörde istihdam edildi. Çocuklarımız büyüdü ve iş hayatına başlayarak ülkemizin kalkınmasına, büyümesine katkı yapıyor. Bu son derece mutluluk verici” dedi. Bakanlık ve SGK arasında yapılan ortak çalışma sonucu, kurum bakımından ayrılan gençler için bu yıl özel sektöre yönelik ‘istihdam teşviki’ uygulamasını başlattıklarını hatırlatan Selçuk, söz konusu uygulama ile gençlerin özel sektörde çalışması hâlinde işsizlik sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesinin tamamının, sigortalının işe giriş tarihinden itibaren 5 yıl süreyle Hazine tarafından karşılandığını ifade etti. Sistem, 81 ilde aktif olarak faaliyete geçti. 2828 sayılı kanun kapsamındaki teşvik uygulaması için gencin iş yerine başvurmasının ardından işverenler kendisine ait e-bildirge şifresiyle sorgulama yapabiliyor. Teşvik için İŞKUR kaydına ihtiyaç duyulmuyor ancak işverenler İŞKUR’dan da talepte bulunabiliyor.

YORUM GÖNDER

Please enter your comment!
Please enter your name here

+ 74 = 75